Aşağıdaki resmi 2007 yılında yayınladığım "Dünya'nın En Büyük Tarihi Ahşap Binası" başlıklı yazımda kullanmıştım. Çelik Erengezgin'in sitesinden almıştım bu resmi. Eski ahşap binaların ne kadar güzel ve büyük olabileceğinin güzel bir örneğiydi.
Haziran ayı başında bir iş seyahati için İzmir'den Karadeniz Ereğli'ye gidiyordum. Bursa'dan çıktım, ana yolda ilerlerken, doğru yol olduğumdan emin olmadan, "Sakarya" yol levhasından saptım, ana yoldan ayrıldım. Her iki yanı zeytin ağaçları ile kaplı dar köy yollarında, göl manzarası eşliğinde ilerledim. Gitmekte olduğum yol doğru yol muydu hala bilmiyordum. "En nihayetinde bir yere çıkacak bu yol en fazla bir kaç saat geç giderim istediğim yere" diye düşünerek, yolun keyfini sürdüm.
Köyün isminden emin değilim, Göllüce Köyü diye hatırlıyorum. Köy meydanınından geçtim, sola sert bir virajı döndüm. Yavaş ilerlediğim için sağımda kalan binayı net bir şekilde süzdüm. Bina kafama kazındı. Viraj çıkışında müsait bir yere arabayı park ettim. Arabadan inip, binayı hayranlıkla inceledim. "Bu binayı gördüm, biliyorum." dedim kendime. "Bu binanın bir resmini bir yazımda kullandım."
Binanın aşağıdaki resimlerini çektim.
Binanın bir bölümü hala kullanılıyor sanırım. Çok güzel ve ihtişamlı bir bina.
Fırsatını bulunca eski yazılarımı inceledim ve tahmin ettiğim gibi bu binanın resmini bir yazımda kullandığımı fark ettim.
Sakarya yazılı tabeladan niye saptığımı bilmiyordum, şimdi bu binayı görmek için bilmeden için saptığımı düşünüyorum. Koskoca Türkiye'de bu binanın önünden geçme ihtimalim nedir? Tesadüf Yoktur :)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder