26 Eylül 2009 Cumartesi

Alternatif Eğitim

Dün ikinci kez baba oldum. Oğlumuz Tuna sağlıklı olarak bize katıldı.

Büyük şehirlerden uzakta, kırsalda, bir ilçede veya bir köyde kurulacak bir yaşam kurgusunu paylaştığım bir çok kişi böyle bir hayatı istemelerine rağmen çocuklarının eğitimlerini düşündükleri için büyük şehirlerden uzakta yaşayamayacaklarını söyler. Hatta bazı dostlarım işi biraz daha ileri götürerek, çocuklarımdan dolayı benim de alternatif bir yaşama geçemeyeceğimi iddaa ederler...
...
Bizim eğitim sistemimizde, üniversite sınavında, sinüs ve cosinüs değerleri problemlerde verilir, tüm tabloyu ezbere bilmenize gerek yoktur. İngilizlerin, Hindistan'ı sömürge olarak yönettikleri dönemde, Hintlilere cosinüs ve sinüs tablosunu ezberlettiklerini duymuştum. İngilizler, hintlilerin beyinlerini bu şekilde pasifleştirmeyi planlıyorlarmış. Birilerinin neye/nereye göre belirlediği bilinmeyen bir eğitim sistemine ne kadar güvenebilirim?

İnternetin ve dolayısı ile bilgiye ulaşabilmenin cep telefonuna kadar indiği günleri yaşıyoruz. Çok değil onbeş sene önce bu imkanların hiçbirine sahip değildik. Onbeş sene sonra bilgiye ulaşabilmede nasıl imkanlara sahip olabiliriz tahmin edemiyorum ama öngörüm tüm dünyada, tüm eğitim sisteminin değişmek zorunda olduğu yönünde. Önümüzdeki zaman içinde eğitim sistemi kaçınılmaz olarak internete endekslenecek.

Çocuklarımın alternatif yaşam çifliğini kuracağım ilçede/köydeki okula gitmeleri planlıyorum. Eşim ve benim okul dışı zamanlarda onların eğitimine ayıracak vaktimizin olacağını biliyorum. Liseyi isterlerse en yakındaki lisede, isterlerse açık lisede tamamlayabilirler. Onbeş sene sonra üniversite sınavının hala olacağını varsayarsam, çocuklarımın üniversite sınavındaki olası eğitim açıklarını internet üzerinden alacakları derslerle kapatacaklarına inanıyorum. Tabii bir de "üniversite okumak zorunda mıyız?" sorusu var ki o çocuklarımın verecekleri bir karar.

Bu noktada "Düşünce Gücüyle Tedavi" kitabından bir alıntı yapmak istiyorum:
Okullarda öğretilen ilk konunun "Düşüncelerimiz nasıl çalışıyor?" olmasını çok isterdim. Çocukların savaş tarihlerini ezberlemelerinin önemini hiç anlamış değilim. Düşünce enerjisinin ziyani gibi geliyor bana. Bunların yerine onlara şu tür önemli konuları öğretebiliriz. Zihin nasıl çalışır? Mali durumla nasıl baş edilir? Ekonomik güvence için nasıl yatırım yapılır? Nasıl anne baba olunur? Sağlıklı ilişkiler nasıl yaratılır? Özgüven ve özdeğer nasıl kazanılır ve korunur vb.

Çocuklarımın eğitimi konusunda yukarıda anlattığım ana çerçevede düşünürken Alternatif Eğitim Derneği web sayfası ile karşılaştım. Alternatif Eğtimin tarihçesi, alternatif eğitim uygulamaları, felsefi temelleri, değer ve ilkeleri hakkında geniş kapsamlı yazılar yayınlamışlar. Okuduklarım planladıklarıma olan inancımı arttırdı ve düşüncelerimin doğruluğunu eğitimci kişilerin gözünden görebilme şansını sağladı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder